14 Mart 2014 Cuma

Deplasmanların deplasmanı, Karabük


"Bazı insanlar futbolun ölüm-kalım meselesi olduğuna inanırlar. Sizi temin ederim ki bundan çok daha fazlasıdır"
 
Bu söz Brain Clough'a ait. Bugünümün özeti. Size burda kendi imkanlarım ve kısıtlı bilgimle maç analizi yapmayacağım. Söylemek istediğim tek bir şey var. Aslında daha fazlası arkadaşım. Son günlerde çok zor bir süreçten geçiyoruz. Yemediğimiz dayak kalmadı. Her gün yeni bir tape çıkıyor. Kahvede edilmeyen küfürleri edenler mi dersin, bize aşağılıkça nekrofili diyen mi dersin, daha neler neler...

Hafta başında bir kardeşimizi kaybettik. Sevin sevmeyin, Gezi hareketlerini destekleyin desteklemeyin umrumda değil. Benim umrumda olan o cenazede halka saldırılması, benim umrumda olan Ankara'da biz sadece slogan atarken yoğun müdahaleye uğramamız. Benim umrumda olan yaklaşan vize dönemi, benim umrumda olan polisin kampüsü hiç durmadan gaz bombalarıyla taciz etmesi. Bize dersleri boykot etme şansı bile verilmedi, verilse ederdim. Tepkimi bir şekilde koymaya çalışırdım ama bize o imkan verilmedi. Zor değil, twitter'dan Ankara Üni Cebeci Kampüsü diye bi' aratın da çıkan fotoğraflara bakın. Nasıl baskı altında benim okulum. Ben nasıl derse gideyim? Bana derse gidip gitmeme karar hakkı bile tanınmadı.

Çok değil, geçen akşam bir kardeşimiz daha öldürüldü. Hemen sahiplendi ak'lar. Çok da şüpheli açıkçası. Üzücü ama o çocuğun kullanıldığı, kullanılmadıysa sadece ordan geçiyor bile olsa oyun olduğu çok belli. Daha bugün o çocuğun cenazesinden kovulanlar kimlerdi açın bakın. Açın bakın polis nasıl eli sopalıları kolluyor. Açın bakın ak iti (it deme durumunda hissediyorum) belindeki silaha güvenerek metroda dayılanıyor. Sonra "bu nasıl gençlik 1'e 50 kişi daldılar". Normalde şiddet olsun istemiyorum. Ama o videoyu izledikten sonra keşke ben de orada olsaydım "kulağından tutup geçmişini sikseydim" dedim içimden. Beni bu hale sizler getirdiniz. Cem Karaca'nın şarkısı var ya "Beni sizler delirttiniz" öyle hissediyorum kendimi.

14-15 yaşındaki çocuğu meydanlarda terörist ilan eden, analarımız ağlamasın deyip dağdaki teröristin annesiyle kucaklaşan ama Berkin'imizin annesini arayıp bir baş sağlığı dilemeyen adam... Bugün çıktı Berkin'in annesine, annemize laf attı. Ve alkışladılar bu adamı ha. İyi sikiyor ülkeyi demek ki.

Ha bir de şey var, okumayan tayfa. Benim görüşüm şudur; "öğrenemeyen değil; öğrenmeyen, kasıtlı olarak görmeyen salaktır." Bunlar salak işte arkadaşlar. Hala Okmeydanı'ndan Taksim'e ekmek almaya mı gidilir ehe ehe. Ulan it! Bi aç oku be sikik. O fotoğraf gezi zamanından değil -kaldı ki gerçek mi değil mi diye tartışanlar var, bilemem- Bunun yanısıra o kardeşimiz Okmeydanı'nda öldü. Yok neymiş babası çocuğu öldüğü gün neden televizyondaydı. Sami Elvan, o acıyı 9 ay çekti zaten şerefsiz. Adam 9 ay boyunca oğlunun eriyip gitmesini seyretti. Ben düşünüyorum da Sami amcanın yerinde ben olsam bu durumda herhalde meclisin önünde kendimi bombayla patlatırdım.

Polisten nefret ediyorum yaz başından beri. Eylül aylarında falan sokakta gördükçe içimden hep küfrediyordum. Keşke ölseler, bir tanesini de ben öldürsem dedim içimden. Ama öyle değil be. İnsanın içi sızlıyor Tunceli'de kendi attığı gazdan ölen adama. Hepsinin katili devlettir, Erdoğan ve arkadaşlarıdır.

Artık kim ne niyetle devirirse devirsin şu adamı, kabulümdür. Yeter ki kurtulalım da...

İşte böyle bir durum içerisinde 2 saatlik kaçışımdı bu maç. O da olmadı. Hayırlısı olsun, hadi sağlıcakla...



8 Mart 2014 Cumartesi

Çok değil, Sneijder...

Galibiyetin, hele ki böyle bi galibiyetin üzerine yazmak hem zor hem keyifli olacak gibi bi his var içimde. Hadi bakalım...


Maça damgasını vuran isim herkese göre değişebilir ama bence Drogba değil, Sneijder'di. Hani Hooijdonk demiş ya böyle korner kullanırsa falan, sonra da mizah amaçlıydı demiş. Umarım mizah amaçlıdır cidden. Yoksa Sneijder'i bir de bizde izlemesi lazım. Belki de Hollanda'nın kafa vurması gereken hücumcularından kuşku duymalı. Bu takım bundan önceki son korner golünü geçen sene ŞL grup maçlarında ManU'ya karşı atmıştı. 1 yılı aşkın süre sonra üst üste 3 resmi maçta kornerden gol buldu Galatasaray. Hepsini Wes ortaladı. Hem de en iyi kafa vurabilecek adamlara ortaladı. İşini biliyor yani kimse şüpheye düşmesin.

2. gol en güzel goldü bence. Ben böyle bir sol bek hatırlamıyorum son birkaç yıldır Galatasaray'da. Defansif olarak zaten iyiydi ama hücuma katkısı da maşallahlık. O ne bindirmedir. O ne akla zarar pastır. O ne Sneijder-Telles uyumudur arkadaş. Tam ters taraftaki Eboue hiç bilmediğimiz Eboue. O adam ya maçın adamlarından olur yada saç baş yoldurtu. Bu sefer tam ideal sağ bek oynadı. İleri de çıktı -ki Burak o pası verse belki gol bile atardı. Ama yeter benim için bu performansı, eyvallahım var cepte.

Bu maçın ana konusunu mentalite. Ceyhun yeteneksiz bir oyuncu değil, kesinlikle var bi cevher. Ama mentalite sıkıntısı var. Mentalite zihindir, kafada bitirmedir, karar vermedir, pozisyon almadır. Bu konuda zamanında Semih'in büyük sıkıntısı vardı, ona altta az birşey değineceğim. Bu adam isabetli paslar atabiliyor ama mesela topun yüksekliğine karar veremiyor; veya şiddetini oturtamıyor. Yani sorunu zihinsel. Ha burdan Ceyhun'a laf çaktığım gibi bi sonuç çıkmasın, sadece biraz daha öğrenmeye ihtiyacı var oyunu. Mesela Drogba'nın boş kaleye bıraktığı top gibi. Orda boş kaleye rağmen topun dibine girmek oyunu okumaktır aslında. Oyunu okumak sadece rakibi çözüp bütün 90 dakikayı kontrol etmek değildir. Zaten böyle küçük parçaları çözerek bütüne ulaşabilirsiniz ya. Mesela bir diğer örnek; 2.yarıda Mehmet Akyüz'ün bir şutu var. Top savunmaya çarpıp yükseliyor kornere doğru gidecek. Muslera topa giderken top daha yere çarpmadan sıçramaya başlıyor. Çünkü top tekrar yükseldiğinde üstten gelip kapatması lazım ki sektirmesin. Bu da oyunu bilmektir işin temelinde. Ceyhun'un sıkıntısı bu, oyunu bilmiyor. Yetenek, var. İllaki vardır. Bugün Terim ve Mancini'ciler olarak ikiye ayrılmış bazı güruhlar var. İkisini de seven saygı duyan da. Bu 2 adam da ısrarcı oldu bu adamda. Biri getirdi, diğeri takımda tuttu. Bana Ceyhun boş demeyin o yüzden.

Semih demiştim. O da eskiden her topa atlar, pozisyon kaybederdi. Ön liberoyu falan bozacak hareketleri vardı. Ujfa gibi usta gelince yanına onu kontrol etti. Savunmayı, kademeyi öğretti. Ujfa Semih'i eliyle pozisyonun içine falan sokan bir adamdı. Ona dur da dedi, git de. Sene başında Ujfa gidince Semih biraz pozisyon alma da falan sorun yaşar gibi oldu. E düşünün şimdi. Semih'in daha zirve yaşına 6 yıl var. Yani öğreniyor. Birden hocasız kaldı, yerine hoca da gelmedi. Ama Ujfa geri döndü Semih de kaldığı yerden yükselmeye devam... Ha hala hata yapıyor. Şimdi Rize ve milli maçlardakinden bahsetmeyeceğim. Yakın zamandaki Antalya deplasmanında yediğimiz ilk gol. Herkes Burdisso da hata buluyor ama o pozisyonda Ceyhun'un bölgesine kadar rakip kovalayıp kademe derinliğini kaybeden Semih'te de hata var. Belki orda Ceyhun değil de Melo olsa Semih'i görüp daha geri koşardı ama işte oyunu bilmek...

Bunun dışında 1-2 not var. Melo'nun şen şakrak halleri falan. Burak'ın her hatasından sonra sağ elini, baş parmak açık diğerleri kapalı olmak suretiyle kaldırıp özür dilemesi. En azından hatalarını görüyor artık. Hatasını gören adam ders de çıkartır. Daha da gelişecektir Burak. Yürüyedursun!

Fotoğraf mı? Ortadaki adam Sneijder'in babası. Yani muhtemelen öyledir, google'da öyle buldum. Sağdaki de kardeşi ama benim lafım babasına; Eyvallah be bu evlat için, sana da eyvallah bayan Sneijder'e de...

Mutluluktan olsa gerek yada yazının başında zor olacak diye kendimi şartladığımdan, yazarken epey zorlandım. Çok kısa ve duraksamalı cümleler falan, umarım okurken sıkılmazsınız... Hadi eyvallah...

2 Mart 2014 Pazar

Rize maçı ve Mancini



Önce bir belirteyim, Rize maçını izleme fırsatım olmadı. Maç üzerine bir şey yazamam ama özetten gördüğüm birkaç şeye değinmek istiyorum. Öncelikle çoğunluk Mancini'ye saldırıyor. Nedeni Drogba kadroda değil diye. Eyvallah. Ama bir düşünün arkadaş, Drogba'lı deplasman maçlarında ne kadar pozisyon buluyorduk, Antalya maçında kaç pozisyona girdik, Antep maçı nasıl geçti?

Bu adam koşmuyor daha doğrusu beyin koşuyor ama vücut gitmiyor. Hala Drogba'nın 28 yaşındaki performansını baz alıp ona göre konuşanlar var. Arkadaşım sen eğer Bayern değilsen, Madrid değilsen deplasman maçlarında çok koşman, pres yapman lazım. Onların da lazım ama hadi neyse. Bu adam pres yapamıyor. Artık o rakibin üstüne koşarken rakip defans oyuncusu heybetinden korkmuyor. Dribbling yaparken bile güven vermiyor. Eldeki koşan 2 forvet Burak ve Umut. Ben olsam Drogba'yı 60-70ten fazla oynatmam çünkü zaten kendisi düşüyor oyundan. Ayrıca koşan 2 forvet olduğu zaman Sneijder daha etkili oluyor, göbeğe yakın oynuyor. Bu konuyu da böyle geçtiğimize göre gelelim mağlubiyete,

İlk yarıda Sneijder'in pasında Burak'ın kaçırdığı net gol var. Sol üstle vursa gol ama bizim forvetimiz sağ ayak ucuyla dokunuyor. Kale boş olsa bile defans yetişir alır o topu. Mancini ne yapsın?

İkinci yarı Melo'nun pasında Burak topu önüne düşüremiyor, net gollük pas heba oluyor.

Daha sonra Umut'un kaçırdığı yüzde iki yüzlük gol var... Dikkatli izlerseniz sağlam bir vuruş değil. Umut'un destek ayağı toptan 2 metreye yakın geride. Top süratli de gelmedi biraz Umut'un zamanlama hatası.

Umut'un güzel pasında Sneijder'in kaçırdığı gol pozisyonu da var. Normalde Sneijder 100 kere vursa 99, hadi bir tane daha eksik olsun 98'i gol olur mu? Olur. Ama bu olmuyor işte.

Daha sonra Umut, 2 tane net pozisyonda olan adama; Selçuk ve Burak topu ulaştıramıyor. İki tane opsiyonu var ikisi de topu alsa gol pozisyonu ama Umut defans oyuncusuna takıyor topu. Geri dönen top ayrı bir olay zaten. Muslera Chelsea maçında yediğimiz golde erken davranıp çok açılmıştı. Bu pozisyonda da çok açılıyor. Altıpasın köşesine kadar gelip açıyı daraltsa topu kurtarır. (bkz. Chelsea maçı, Torres'in pozisyonu) Çok açılıp topu alamayınca temas ediyor penaltı yaptırıyor. Kaldı ki adam, Muslera'nın yanından geçerken topu çok da açmıyor yani topa yetişir, net gol pozisyonu. Nestor'un kırmızısını atlamış hakem.

Sen diyorsun ki ben elit takımlardan olacağım. Ben büyük takımım. Kardeşim bu kadar net golü kaçıran takımda suç yok, hocada suç var. Kaçıran adamlar da gol kralı, Avrupa'nın en iyi, en klas 10 numaralarından biri ve o topu her oyuncunun gol yapabileceği bir forvet.

Umut zaten golcü bir adam değil. Hiçbir zaman olmadı. Bu yüzden Umut dilencilerini de hiç anlayamam ama o topu herkes gol yapar. Suç Mancini'nin değil.

Şimdi bir daha düşünün, bu adam sahaya net 3-4 gol pozisyonu bulan bir takım çıkarmış Takım kaçırmış. Neden Mancini'ye küfür ediyorsunuz? Adam daha ne yapsın?

27 Şubat 2014 Perşembe

Chelsea #1

Uzun süredir yazmıyordum, girdim baktım zaten kötü yazmışım hep. Sıfırladım komple. İlk yazım Chelsea maçı için fikirlerim olsun...





Dün gece herkesler uyuduktan sonra açtım maçı tekrar izledim ve sıcağına fark etmediğim bazı şeyleri fark ettim. Şimdi; Hajroviç tercihi aslında saha içinde yanıltmış olabilir. Hajroviç'i sağ açık değil de sağ iç olarak görevlendirmiş olabilir hoca Sneijder'in ters versiyonu. Ofansif opsiyonları artırması açısından. Ama Hajro gittiği toplarda hep pozisyon hatası yaptı, santrfor gibi Terry - Cahill'in arasını girdi kaç kere Eboue top getirirken. ŞL için deneyimsiz olmasının ceremesini çektik aslında biraz. Daha geriden top getirip taşısa, sağ çizgi değilde çemberin sağ önünde pozisyon alsa Melo daha rahat oynayabilir Yekta değişikliğine gerek kalmayabilirdi. Ayrıca 2 şut attı 1'i etkisiz diğeri -ki Burak'ın çıkardığı top enfes pozisyondu- çok kötü vurdu. Bir hava topu mücadelesinde top süzüle süzüle gelmesine rağmen zamanlama/pozisyon hatası yapıp topu ıskaladı. Verdiği paslarla oyunu açmayıp daralttı ki yediğimiz golde de hatası var.

Nasıl? Topu Eboue'ye verdiği zaman Eboue'nin etrafında 3 adam var ama Hajro direk ileri koştu. Bekleyip, topu tekrar alıp orta alana veya sola dönmesi gerekiyordu. Yediğimiz golde hatası olan diğer isim Chedjou. Schürrle'nin önünü kapatmayı düşünmüş ama çok ileri çıkmış. Arkası koridor olunca da Azpilicueta yardırdı girdi. Muslera'nın çıkışı net hatalı + Hakan Balta da Torres'i unutmuş çok öne çıkmış. Böyle pozisyonlarda onla aynı hizada kalması gerekirdi ama çıkan Muslera'nın da arkasını kapatmaya çalışmış, olsun. Gol de hata sıralaması Eboue > Hajro > Chedjou > Muslera > Hakan

Snejder'in sola gömülmesi meselesi tamamen Drogba kaynaklı. Burak sağa açılıyor mesela. Umut girdikten sonra Sneijder orta çemberin önünde oynamaya başladı. Umut da sola açılabiliyor ama Drogba açılamıyor. Orası boş kalınca da Şıno gidiyor mecburen oraya. Ayrıca bu adama top vermiyorlar, veremiyorlar. Selçuk yine kötüydü. İyi oynadı ya diyenler olacaktır ama uzun zamandır süregelen kötü performansından dolayı iyi gözüküyor. Aldığı her topta bir etrafında dönüp 2 metre yan pas yapan Selçuk vardı oyunun büyük bölümünde.

Özel olarak hakan balta konusuna değinmek istiyorum bi de; golde ki ufak hatası dışında tam bir kademe dersi verdi bu maçta. İleri çıktığı zaman da teknik, pas yapabilen bir stoperimiz vardı. Devre arası çıkınca şaşırdım, çünkü genel olarak iyiydi ama Semih daha bir kesici stoper. Hava, yer toplarını hep aldı.

Burdisso transferinin biraz da Chedjou için rekabet ortamı yaratmak amaçlı olduğuna inananlardanım, zira yarım sezonluk adam zaten 300bin avro verdik. Sene sonu döner ananesinin ligine.

Telles hakkında da defansif olarak da soru işareti kalmadı bende. Önde bastı, Willian'ı kovaladı, birebir mücadeleye girdi.

Melo da Ramires'i emdi resmen. Sözlükte birisi şu minvalde bir şey yazmıştı tam anımsayamadım "Melo, yerine Brezilyaya çağırılan Ramires ve EPL'nin iyi ön liberolarından Mikel'i top diye oynadı. Hadi eyvallah

Ha bir de unutmadan; hani o "Hazard duman eder"ciler nerde?