Galibiyetin, hele ki böyle bi galibiyetin üzerine yazmak hem zor hem keyifli olacak gibi bi his var içimde. Hadi bakalım...
Maça damgasını vuran isim herkese göre değişebilir ama bence Drogba değil, Sneijder'di. Hani Hooijdonk demiş ya böyle korner kullanırsa falan, sonra da mizah amaçlıydı demiş. Umarım mizah amaçlıdır cidden. Yoksa Sneijder'i bir de bizde izlemesi lazım. Belki de Hollanda'nın kafa vurması gereken hücumcularından kuşku duymalı. Bu takım bundan önceki son korner golünü geçen sene ŞL grup maçlarında ManU'ya karşı atmıştı. 1 yılı aşkın süre sonra üst üste 3 resmi maçta kornerden gol buldu Galatasaray. Hepsini Wes ortaladı. Hem de en iyi kafa vurabilecek adamlara ortaladı. İşini biliyor yani kimse şüpheye düşmesin.
2. gol en güzel goldü bence. Ben böyle bir sol bek hatırlamıyorum son birkaç yıldır Galatasaray'da. Defansif olarak zaten iyiydi ama hücuma katkısı da maşallahlık. O ne bindirmedir. O ne akla zarar pastır. O ne Sneijder-Telles uyumudur arkadaş. Tam ters taraftaki Eboue hiç bilmediğimiz Eboue. O adam ya maçın adamlarından olur yada saç baş yoldurtu. Bu sefer tam ideal sağ bek oynadı. İleri de çıktı -ki Burak o pası verse belki gol bile atardı. Ama yeter benim için bu performansı, eyvallahım var cepte.
Bu maçın ana konusunu mentalite. Ceyhun yeteneksiz bir oyuncu değil, kesinlikle var bi cevher. Ama mentalite sıkıntısı var. Mentalite zihindir, kafada bitirmedir, karar vermedir, pozisyon almadır. Bu konuda zamanında Semih'in büyük sıkıntısı vardı, ona altta az birşey değineceğim. Bu adam isabetli paslar atabiliyor ama mesela topun yüksekliğine karar veremiyor; veya şiddetini oturtamıyor. Yani sorunu zihinsel. Ha burdan Ceyhun'a laf çaktığım gibi bi sonuç çıkmasın, sadece biraz daha öğrenmeye ihtiyacı var oyunu. Mesela Drogba'nın boş kaleye bıraktığı top gibi. Orda boş kaleye rağmen topun dibine girmek oyunu okumaktır aslında. Oyunu okumak sadece rakibi çözüp bütün 90 dakikayı kontrol etmek değildir. Zaten böyle küçük parçaları çözerek bütüne ulaşabilirsiniz ya. Mesela bir diğer örnek; 2.yarıda Mehmet Akyüz'ün bir şutu var. Top savunmaya çarpıp yükseliyor kornere doğru gidecek. Muslera topa giderken top daha yere çarpmadan sıçramaya başlıyor. Çünkü top tekrar yükseldiğinde üstten gelip kapatması lazım ki sektirmesin. Bu da oyunu bilmektir işin temelinde. Ceyhun'un sıkıntısı bu, oyunu bilmiyor. Yetenek, var. İllaki vardır. Bugün Terim ve Mancini'ciler olarak ikiye ayrılmış bazı güruhlar var. İkisini de seven saygı duyan da. Bu 2 adam da ısrarcı oldu bu adamda. Biri getirdi, diğeri takımda tuttu. Bana Ceyhun boş demeyin o yüzden.
Semih demiştim. O da eskiden her topa atlar, pozisyon kaybederdi. Ön liberoyu falan bozacak hareketleri vardı. Ujfa gibi usta gelince yanına onu kontrol etti. Savunmayı, kademeyi öğretti. Ujfa Semih'i eliyle pozisyonun içine falan sokan bir adamdı. Ona dur da dedi, git de. Sene başında Ujfa gidince Semih biraz pozisyon alma da falan sorun yaşar gibi oldu. E düşünün şimdi. Semih'in daha zirve yaşına 6 yıl var. Yani öğreniyor. Birden hocasız kaldı, yerine hoca da gelmedi. Ama Ujfa geri döndü Semih de kaldığı yerden yükselmeye devam... Ha hala hata yapıyor. Şimdi Rize ve milli maçlardakinden bahsetmeyeceğim. Yakın zamandaki Antalya deplasmanında yediğimiz ilk gol. Herkes Burdisso da hata buluyor ama o pozisyonda Ceyhun'un bölgesine kadar rakip kovalayıp kademe derinliğini kaybeden Semih'te de hata var. Belki orda Ceyhun değil de Melo olsa Semih'i görüp daha geri koşardı ama işte oyunu bilmek...
Bunun dışında 1-2 not var. Melo'nun şen şakrak halleri falan. Burak'ın her hatasından sonra sağ elini, baş parmak açık diğerleri kapalı olmak suretiyle kaldırıp özür dilemesi. En azından hatalarını görüyor artık. Hatasını gören adam ders de çıkartır. Daha da gelişecektir Burak. Yürüyedursun!
Fotoğraf mı? Ortadaki adam Sneijder'in babası. Yani muhtemelen öyledir, google'da öyle buldum. Sağdaki de kardeşi ama benim lafım babasına; Eyvallah be bu evlat için, sana da eyvallah bayan Sneijder'e de...
Mutluluktan olsa gerek yada yazının başında zor olacak diye kendimi şartladığımdan, yazarken epey zorlandım. Çok kısa ve duraksamalı cümleler falan, umarım okurken sıkılmazsınız... Hadi eyvallah...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder